6 Eylül 2017 Çarşamba

GARDEN BARDA KONUŞAN İKİ ADAM/ BİZE GÖRE

- Şu ışıklar içinde görünüp kaybolan kadınlara bak! Ne derilerindeki beyazlık insan derisi beyazlığı, ne gözlerindeki siyahlık, insan gözü siyahlığı, ne dudaklarındaki kızıllık, insan dudağı kızıllığıdır. Tabiatın eserleri hiç de bu sahne yaratıkları kadar güzel değil! Kırmızı, sarı, yeşil, siyah boyalar, renksiz et­leri, çipil gözleri, soluk dudakları değişikliğe uğratarak, harap uzviyetlerden birer gençlik ve güzellik mucizesi vücuda getir­miş. Kim diyor ki kadın şimdi, eskisi gibi, yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında hakiki çehreyi hiç görmek kabil mi? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı?

- Kadın ne yapardı bilmem... Fakat boyalar olmasa bil­mem ki göz nasıl boyanırdı?


Ahmet Haşim'in  bu eseri, iki bölümden meydana gelir: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları. Bize Göre; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur. Bir Seyahatin Notları ise yazarın daha çok Paris üzerine telif ettiği metinlerden meydana gelir. Bu kronikler Türkçenin seçkin ve güzel metinlerindendir.
Bize Göre - Ahmet Haşim

5 Eylül 2017 Salı

O İYİ KİTAPLAR OLMASAYDI

Emin Özdemir’in  kitabı “O iyi kitaplar olmasaydı” kitapseverler için tam bir hazine değerinde. Emin Özdemir ‘Ne okusam?’, ‘Nereden başlasam?’, ‘Okumak neye yarar?’, ‘Çocuklar ne okumalı?’, ‘Nasıl yazar olunur?’ ‘Edebiyat ne işe yarar?’ gibi temel soruları yalın bir dille ve pek çok yazardan ilginç alıntılar yaparak yanıtlarken, ‘Ne bulursam okuyorum’ türü okuma alışkanlığını da eleştirerek okumanın en az yazmak kadar hatta daha yüksek bir bilinç düzeyi gerektirdiğini anlatıyor kitabında.
Bir kitap okurken bin kitap okumuş hissine kapıldınız mı hiç? Özdemir’in “O iyi kitaplar olmasaydı” kitabını okurken işte bu duyguya kapılıyorsunuz. Her sayfada şaşırarak ‘Ben bu yazarı nasıl okumadım?’ diye kendinize soruyorsunuz, Cervantes’ten Yaşar Kemal’e, Melville’den Kafka’ya, Çehov’dan Dostoyevski’ye, Tanpınar’dan Saramago’ya, Marquez’den Mo Yan’a uzanan yetmiş yılı aşkın bir okuma serüveninden öylesine güzel, öylesine çarpıcı anılarla karşılaşıyorsunuz ki kitap hiç bitmesin, Emin Özdemir hep okusun, hep yazsın istiyorsunuz. Okuma isteğini böylesine kamçılayan bir kitap yazılmış mıdır acaba daha önce bilemiyorum.
O iyi kitaplar olmasaydı, Homeros’tan günümüze kadar neredeyse bütün önemli yazarlar ve kitaplar hakkında bilgiler içeriyor. Hem de ansiklopedik bilgiler gibi değil, kitaplardan alıntılar, yazar görüşleri ve anılar eşliğinde, peteğinden az önce süzülmüş bir kâse bal gibi her şeyiyle hazır geliyor önünüze. Keyifle çayımı içerim derken Mo Yan’ın kitabındaki bir açlık sahnesiyle ilk yudumunuz boğazınızda kalıyor, Saramago’nun körleriyle düşüncelere dalıp, Don Kişot’la birlikte hayaller kuruyor, Aziz Nesin’in idam şenliğiyle acı acı gülümsüyorsunuz. Kitabı bitirdiğinizde yalnızca büyük bir Edebiyat Ansiklopedisini değil aynı zamanda yüreğinize dokunmuş eşsiz güzellikte bir romanı bitirmiş gibi hissediyorsunuz.  

Kitaptaki alıntılardan birkaçı:
"Okuduğumuz o iyi kitaplar olmasaydı şimdikinden daha kötü durumda, daha uzlaşmacı, daha itaatkâr olurduk.” - Mario Vargas Llosa
“Yalnızca bizi ısıran ve bizi sokan kitapları okumalıyız, içimizdeki donmuş denizi kıran balta olmalı onlar.” – Franz Kafka
“Hayır diyen biridir başkaldıran insan. Ne kadar bulanık olursa olsun, bir bilinçlenme doğar başkaldırma eyleminden.” – Albert Camus
Kitabı okurken yukarıdakiler gibi sizi düşünmeye iten sözlerin arasından geçiyorsunuz, kimi ayağınıza takılıyor, kimi açıyor önünüzü. Tam bunları düşünürken kitabı okuyan bir okurumuzun dileği içimizden geçenleri özetliyor: “Keşke edebiyat derslerinde bu kitap okutulsa”.
Kitabın içinde Emin Özdemir’in yaşamından iç burkan kesitler de var. Yoksul bir çocukluktan Köy Enstitüleri’ne oradan da tüm dünyaya açılan yazarın çocukluğuna ait sofra betimlemesi bunlardan biri: “Kıtlık vardı, doyunca ekmek yiyemezdik. Açlığın kara sarı rengi vurmuştu yüzlerimize. Bakır bir lengere konmuş bulgur pilavını başlardık kaşıklamaya. Ne ki kaşık sayısı, sofradakilerin sayısından azdır. Bu kez aynı kaşığı dönüşümlü olarak kullanmaya başlardık. Çoğu zaman dönüşüme uymaz, sırayı bozardım ben. Kardeşim kaşığı elimden almaya, kapmaya çalışırdı; kavgaya tutuşurduk bu yüzden.  Anam kızar, ikimizi de kovardı sofradan. Ağlaya ağlaya onların yiyişini izlerdik. Bir yandan da bizim payımızı bırakacaklar mı bırakmayacaklar mı diye içlenerek bakardık. Bırakmazlardı.” Sıtmaya tutulduğunda birkaç hap yutturmakla yetinen annesinin sarı öküz hastalandığında hayvanın başında sabahlara kadar ağlamasını ise şöyle açıklıyor Özdemir: “O zamanlarda yarar sağlayan şeyler sevilirdi ancak”.
Thomas Bernhard’ın “Öğretmenler devletin yamaklarıdır. Okullarda öğrencilerin içi yalnızca devlet çöpüyle doldurulur” sözünden sonra kendisinin öğretmenlikteki ilk yıllarına dönen Emin Özdemir, kendi öğretmenliğini de hiçbir ayrımcılık yapmadan aynı sertlikte eleştiriyor: “Ne öğreteceğimizi, niye öğreteceğimizi devlet belirlemişti. Evet, doğruyu söylüyordu Bernhard, çocukların içini devlet çöpüyle dolduruyorduk”. Özellikle ‘Edebiyat dersi nasıl olmalı, nasıl okutulmalı?’ diye düşünenler için çok önemli bilgiler içeriyor O iyi kitaplar olmasaydı.
Bir çırpıda, tek solukta okunan bu kitap mutlaka ama mutlaka okumanız gereken, yıllar içinde dönüp dönüp üzerindeki notlarınızı karıştıracağınız hazine değerinde bir başucu kitabı. Kitabı bitirdiğinizde kendinizi Emin Özdemir’in söz açtığı kitaplardan bir seçki yaparak kitapçınıza giderken bulacaksınız.
İyi ki iyi yazarlar, iyi ki iyi kitaplar, iyi ki Emin Özdemir var.
Bilgi Yayınevi

28 Ağustos 2017 Pazartesi

KANAYAN YARA ARAKAN

"Arakan Müslümanları, BM tarafından “Dünyanın en mazlum halkı olarak ilan edilmiştir.” İslam dünyası tarafından sahipsiz yetim gibi sadece dini bayramlar ve maruz kaldıkları katliamlar sonrasında hatırlanmaktadır.
Arakan'da hacca gitmek, oruç tutmak, kurban kesmek, ezan okumak, bir arada namaz kılmak yasak. Bir köyden bir köye akraba ziyareti dahil izinsiz seyahat etmek yasak. Müslüman Arakanlı çocuklar için ilkokuldan sonra eğitim yasak, lise ve üniversite okuyacak Müslüman çocuklar sadece din değiştirip Budist olmaları koşuluyla okuyabilir. Devletten izinsiz evlenmeleri ve çocuk yapmaları yasak. Motorlu taşıt almaları yasak. Arakan Müslümanlarını, Endonezya'nın sahip olduğu yüzlerce adalardan birinde tahsis etmek veya 54 İslam ülkesine dağıtmak fikri ve pratiği bu kardeşlerimizin gözlerimizin önünde katledilmesini seyretmekten daha iyidir. Arakandaki katliam sebebiyle tüm İslam Ülkeleri bir olmalıdır. "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun. Araf 44"

TAŞ BOYAMA

Hayırlı haftalar herkese:)) Bayram haftası nedeni ile bu hafta çekiliş yapamıyorum maalesef  Bayram hediyemde yerine ulaşmış. Ebemkuşağı güle güle  kullansın hediyelerini:) Hep diyorum insan boyamaya başlamaya görsün evde boyanacak bir şeyler arayıp duruyor. Bu seferde taş boyama yaptım. Masamın üzerinde duruyor. Masamın üzerinde durdukça bana unuttuğum anlarda O'nu hatırlatıyor. 


25 Ağustos 2017 Cuma

BAYRAM ÇEKİLİŞİ SONUCU

 Selamlar arkadaşlar;  önümüzdeki pazartesiden itibaren idari tatil olmasından dolayı çekilişimi bu gün belirliyorum.  Kazanan arkadaşım bana hemen ulaşırsa bayramdan önce hediyeleri elinde olur. Evet sıra kazananda 5. sırada olan EBEMKUŞAĞI tebrik ediyorum kendisini  huzurheryerdedir@gmail.com  adresime iletişim bilgilerini bir an önce göndermesini bekliyorum. İnşaAllah bayram öncesi hediyeleri kendisine ulaştırırım. Şimdiden hediyeleri hayırlı olsun diyorum. Sevgiler...


1-  HERTELDENŞEF
2-  SENDEN BENDEN BİZDEN
3-  GÖNÜL UÇAKER
4-  SOSLU BADEM
5-  EBEMKUŞAĞI
6-  FULYA ERDOĞAN
7-  MAVERA
8-  ADEN FERDE
9-  HAYAT  CIVILTISI
10- ANNESİNİN PRENSESİ
11- ASHLEY YUKA
12- BOL KAHVELİ
13- MADAME SAVON
14- KIZ KARDEŞLER ARASINDA
15- GÜL ÖZDEMİR
16- KİTAP GÜNEŞİM
17- YASEMİN
18- 2 VALİZ 4 AYAK
19- ESMA TEZGİ

24 Ağustos 2017 Perşembe

MARİLYN MONROE SABUNLARI

Merhabalar, sabuna dekupaj yapmak hem çok kolay hemde çok keyifli bir iş :) Bunlarda Marilyn sabunlarım:) nasıllar?? Güzeller değil mi? :) Sevgiler herkese...




23 Ağustos 2017 Çarşamba

Bir Kutu Bayram Hediyesi (Çekiliş)

Bayram yaklaşmakta inşaAllah hayırlı, huzurlu, sağlıklı bayram geçiririz.  Bu sefer dedim ki bayram geliyor kitapla olmaz ve bir kutu hazırlayıp içine bir kaç hediye koydum, bayram kutusu yaptım:) Biraz bayanlara yönelik gibi ama baylarda kız arkadaşlarına, kardeşlerine, eşlerine bayram hediyesi olarak verebilir kutunun içerisindekileri:) evet kutunun içinde neler varmış bakalım...

Hediyelerim
. Hediyelerimi ulaştırmak için kendi el emeğim olan kumaş    kaplamalı kutu
. Olmazsa olmazımız Kitabımız var. (Car Hau'nun Çıkamaz  adlı  kitabı)
. Yine kendimin yaptığı kitap ayracı
. Annemin el emeği olan fular
. Şık bir cüzdan alırken kendim (kullansanmı değidim      cinsten:))
. Kitabı okurken kahve veya çay içmek için fincan
. Maybelline marka rimel
. The Balm ruj (rengine bayıldım)







                              








Katılım Şartlarım

 Blogumu izlemeye almanız ve beni g+ dan çevrelerinize eklemeniz ve paylaşım yapmanız. Bloguma yorum bırakmanız ve mail adresinizi yazmanız. 

Not: Kargo bedeli bana aittir. Ürünler hiç kullanılmamıştır.  Yurtdışı gönderim yapamıyorum.


Kazananı 28 Ağustos 2017  Pazartesi günü blogumda açıklayacağım.

HERKESE SEVGİLER.....

x